14 Nisan 2017 Cuma

Medium

Orta karar hayatlar...

"Eh işte!" hanımla, "Şöyle böyle!" beyefendinin, "İdare eder!" kızı ve onun "Buna da şükür!" hayatı. Yani şöyle "birazcık daha şey olsaydı!" Neyse!

"Small" değil, "Large" değil! "Medium" hanım bu, medium!

Değiştirmeye, esnetmeye, benzetmeye çalışma! Olduramazsın!

11 Temmuz 2016 Pazartesi

Mitoz - Mayoz

"Önce aklını boşalt!" dedi adam. "Sonra konuşalım. Duru zihinle tartışalım, tartalım, soyalım."

Ne zormuş gururdan arınmak. Özdeki ne baskın, ne acımasız.

Gecenin gökkuşağını aramak bu! Varsa bile göremezsin. Tanrı gibi, doğa ana gibi... İzleri var; ama aslı kayıp. Adına da "aşk" demişler: Ne komik!

Kişi yalnız! Bu hiç değişmiyor. Benim gibi yalnızlığınıza aşinaysanız hiç sorun değil! Herşey güllük gülistanlık. Tekken çok olabilmek ve çokluğu koruyabilmek bir erdem. Kişi, içinde çoğalmalı: Mitoz - mayoz.

10 Ocak 2014 Cuma

Fanustan Kaçan Balıklar

Havaya attılar kendilerini. Uçuyorlar, düşmediler. Yuvadan atlayan yavru kuşlar gibi, kimbilir uçar mı düşer mi? Bu ara en sevmediğim söz "Zaman herşeyin ilacı" Ne olacak bu balıklara? Tekrar yüzecekler mi? Boğulacaklar mı?

Fanus çok güzel görünüyor dışarıdan oysa. Taşlar, bitkiler... Ne isterlerse yok muydu? Niye kaçtınız balıklarım?

Peki ne olacak şimdi? Tekrar düşecek misiniz fanusunuza? Ve kaçınız sağ kurtulacak?

Zaman! Sen yok musun sen!

2 Aralık 2013 Pazartesi

Teknede Kedi

Yaşımıza yılları kattıkça kendimizden ilk kaybettiğimiz neşe olursa, işte o zaman yaşlanıyoruz. Heyecan, yavaş yavaş kayboluyor hayatımızdan. Griler kaplıyor her yeri. Bir de değişen öncelikler, kalpteki kırık izleri ve kan sızmaları bu izlerden... Neşe ufukta küçülüyor, elimizde tek renk kum taneleri.

Biri ne ister diğerinden? Kendine benzetmeyi mi? Kıyametin koptuğu yer işte tam orası: "Neden böyle davranıyor?"u sorarken, gerçekten soruyor muyuz acaba? Önyargının cebinde kaybediyoruz neşeyi, teknede kimsesiz yüzen bir kedi gibi.

3 Ekim 2012 Çarşamba

İp Cambazı

Biri ne kadar dalga geçebilir yerçekimiyle, tabanlarının temas ettiği tek şey bir ipken? Bunu denemek, güç gösterileri yapmak kimin umrundadır ipin üstündekinden başka? Bırak tutunayım, bırak korkayım! Ne olur? Ne kaybederim? Gurur mu? Yapamadı demeleri dokunmaz mı ruhuna?

Gece süzülürken tanrının süzgecinden, herkesin yaptıklarının bilançosu alınırken sessizce, hissettirmeden, hiç rüya gördün mü sen? Görüyorsan da görmüyorsan da suçlu olduğun günler vardır hayatta. Kaçamayacağın, herşeyi koca bir çalının ardından izleyip, zamanlarca susup biriktiren ve bir anda süslü bir paketle çıkıp gelen biri vardır herzaman. Ve lanet olsun ki bu kişi, hep ama hep gerçekleri söyler. İşte o zaman ipin üzerinde dans etsen de fark etmez.

Peki ne yapmak lazım dersen eğer ipten aşağı inip de; o zaman sana söyleyebileceğim tek şey vardır: "Kendi hayatının direksiyonu sadece sende ve sadece kendi hayatının direksiyonu sende olsun!" Hayatta griler de var!

27 Eylül 2012 Perşembe

Satranç

Hayatım bir satranca dönmeye başlayınca, aslında yapmam gereken basite yol almak. Neden istemediğim birşeyi yapmak zorunda olayım?

Herşey basit olduğu sürece güzel. Ve hep karmaşıklığa sürüklenen biz değil miyiz? Eğer bizim yaşamımızı başkaları karmaşıklaştırıyorsa, buna izin verenin hiç mi kabahati yok?

Ne yapmak istiyorsam, yapsam ya!

8 Ocak 2012 Pazar

Pazar Kahvesi

Dışarıda yağmur yağıyor. Evin en büyük ve bahçeye bakan penceresi önünde iki berjerin üstünde iki kişi... Ellerde birer fincan Türk kahvesi, dillerde memleket meselesi... Sohbet sıcak, kahve sıcak... Yaklaşan sorumluluğun verdiği endişe ve heyecan, huzura karışmış. Zaman durmuş. Ne güzel...